Yeme Bozuklukları – Binge Eating Disorder (Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu)

Yeme Bozuklukları – Binge Eating Disorder (Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu)

Instagram hesabımda yaptığımız soru cevapta bahsettikten sonra, pek çok kişi, anoreksiya ve blumiaya kıyasla adı çok bilinmeyen bu yeme bozukluğu türüyle mücadele ettiğini, ya da kendisinde de böyle bir bozukluk olabileceğini söyledi. Böylece ben de, eski bir binge eatingli olarak, bir yazı serisi oluşturmak, bu konudaki tecrübelerimi paylaşmak, biraz bu yeme bozukluğunu duyurarak farkındalık uyandırmak, nihayetinde Binge Eating Disorderla (bundan sonra “BED”) mücadele edenlere, ya da yeni fark edenlere umut olmak istedim.

Serinin ilk yazısı olan bu gönderide, öncelikle BED nedir, ne değildir, buna bakalım 👇🏻

⭐️ BED, Türkçe karşılığıyla “tıkınırcasına yeme bozukluğu” kısa süre içerisinde, normalde yiyebileceğinizden çok daha fazla yiyeceği, kontrolden çıkmış bir şekilde, resmen “tıkınırcasına”, fiziksel rahatsızlık duyana, çatlayacak hale gelene kadar yediğiniz, bu yeme aktivitesini yalnızken, biraz gizli gizli yaptığınız, yanına suçluluk ve utanç duygusunun eşlik ettiği bir yeme bozukluğu. Bu bahsettiğim aşırı yeme anlarına da “yeme atağı” diyebiliriz.

⭐️ BED, genellikle uzun süreler boyunca çok katı ve kırılgan diyetler yapan, “yasaklı” yiyecek listeleriyle yaşayan kişilerde görülen bir yeme bozukluğu türü.

Örneğin benim durumumda binge eating, lise yıllarından itibaren katı, bol yasaklı diyetler ve aşırı egzersiz yaptığım yaklaşık 6-7 yıllık bir sürecin ardından patlak verdi.  Üniversite yıllarında, haftasonu dışarı çıkıp biraz alkol aldığımda, beynimin “akıllı, mantıklı kararlar veren” tarafı biraz baskılandığında, ya da “düzenimin” dışına çıkan tür veya miktarda bir şeyler yediğimde, beni bu yeme atakları karşılamaya başladı. Herkes uyurken, kimse ortalıkta değilken, ben dolabın kapağını açıyor, ne bulursam yemeye başlıyor, hadi biraz da tuzlu, biraz daha tatlı bi’şeyler derken neredeyse patlama noktasına geliyor, utanç duygusu ve karın ağrısıyla birlikte gidip yatıyordum ki karnımın ağrısı geçsin, bu yeme faslı da bitsin. Sabah kalkınca tabii ki “ben ne yaptım” hissi. Sonra yine aynı katı “düzen”ime devam ediyordum, ta ki bir sonraki hafta yaşayacağım yeme atağına kadar.

Her “fazla yeme” davranışı, aşırı yeme bozukluğu mudur?

Hayır, elbette değil. Zaman zaman hepimiz normale göre daha fazla yiyebiliyoruz. Bunun sebebi, bir organizasyon, bir kutlama olabileceği gibi, dönemsel duygusal ihtiyaçlar da olabiliyor. Hayatın belli bir döneminde sıkıntılı, stresli olmak ve kendini yemeğe vermek gibi. Ya da, çok daha basitçe, çok sevdiğiniz bir yiyecek önünüze geldiğinde,  normalde yediğinizden daha fazla yiyebilirsiniz elbette.

Aşırı yeme davranışının, “aşırı yeme bozukluğu” olarak değerlendirilebilmesi için bir takım kriterlere bakılıyor. Psikolog Feyza Bayraktar, “Yemek ya da Yememek” adlı kitabında konuyu şöyle açıklıyor:

Bir kişide aşırı yeme bozukluğu var diyebilmemiz için, söz konusu kişinin en az haftada bir olmak üzere kendini durduramayacak gibi hissedip aşırı yemek yemesi, bu durumun en az üç ay kadar sürmesi gerekir. En temel kriter, kontrolden çıkmışlık duygusunun olmasıdır. Kişi aç olmadığı halde normalde yediği yiyeceğin çok üzerinde yiyeceği, fiziksel rahatsızlık hissedene kadar hızlı bir şekilde tüketir. Karbonhidrat ve şeker açısından zengin besinlere yönelim daha sıktır. Arkasından suçluluk ve pişmanlık duygusu gelir. Aşırı yeme atakları genelde evde yalnızken, tatil günleri ve akşamları daha sık baş gösterir.  (…) Başkalarının önünde yemekten utanabileceği için odasında yalnız yemeyi seçebilir. (…)”

Kısaca özetleyecek olursak;

  • Kısa süre içerisinde, normalde yediğiniz yiyecek miktarının çok fazlasını yiyor;
  • Kontrolü tamamen kaybettiğinizi hissediyor ve çoğu zaman atak sırasında ne yediğinizi dahi hatırlayamıyor;
  • Pişmanlık ve suçluluk duyguları hissediyor;
  • Aşırı yeme davranışını, genellikle yalnızken, çevrenizdekilerden gizli şekilde yapıyorsanız;
  • Yeme ataklarını genellikle en az haftada 1 gün ve en az 3 aylık bir süredir yaşıyorsanız; sizde de BED olduğundan şüphelenebilirsiniz.

Böyle bir şüpheniz varsa, mutlaka Feyza Bayraktar’ın kitabını okumanızı, benim bu konuda destek aldığım, gerçek anlamda hayatımı değiştiren Ceren Yavuz’un Instagram hesabında biraz gezinmenizi ve imkanınız varsa, BED’i yenmek için destek almanızı tavsiye ederim.

Peki bu tip yeme bozukluğu neden oluşuyor? 

⭐️ BED yukarıda bahsettiğim gibi, genellikle çok uzun süre, katı diyetler yapanlarda ortaya çıkıyor. Yiyecekleri “iyi” / “kötü” şeklinde etiketlemek, “kötü” etiketlileri uzun süreler boyunca hiç tüketmemek, yemekler konusunda kısıtlanmış hissetmek, BED’e yol açan en büyük sebeplerden.

⭐️ Aslında BED, bana göre en başta, düzenin idealize edilmiş bedenler üzerinden dayattığı “diyet kültürü”nün bir sonucu. Çocuk yaştan itibaren Barbie lerin gerçekçi olmayan “ideal” vücutlarına, medyada yer verilen “mükemmel” vücutlara sahip figürlere maruz kaldıkça, kendi bedenimizin kabul edilemez olduğunu düşünüyor, vücutlarımızla sürekli bir mücadele haline giriyor, ve maalesef, hiç gereği yokken kendimize çok daha büyük zararlar veriyoruz🤷🏼‍♀️

⭐️ Düşük özgüven, çevreden yöneltilen “diyet yapmalısın”, “daha az yemelisin” şeklindeki telkinler ve bu sebeple kişinin sürekli olarak kendi normalinden daha az yemeye çalışması da BED’e yol açabiliyor.

Bu gönderiyle amacım sadece bu konudaki tecrübelerimden bahsetmek ve BED hakkında farkındalık uyandırmak. Lütfen kendinize doğrudan teşhis koymayın, her anormal yeme davranışının yeme bozukluğuna sahip olduğunuz anlamına gelmediğini aklınızda bulundurun🙏 Ama varsa bir şüpheniz, kendinize biraz daha dikkatle ve şefkatle bakın derim🤗

Bir sonraki  yazılarda, “bende BED olduğunu/olabileceğini nasıl fark ettim”, “BED’i nasıl yendim” konularına gireceğim. Umarım şimdiden faydalı olmuştur❤️

Back to Top